<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vodaco Agency Blog &#187; Teneffüs</title>
	<atom:link href="http://blog.vodacoagency.com/category/teneffus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.vodacoagency.com</link>
	<description>Vodaco Agency Blog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Dec 2011 09:13:11 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Erdil Yaşaroğlu&#8217;ndan Sosyal Medya Dersleri</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/erdil-yasaroglundan-sosyal-medya-dersleri/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/erdil-yasaroglundan-sosyal-medya-dersleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 08:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[erdil yaşaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[smw istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk usulü sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=518</guid>
		<description><![CDATA[SMW kapsamında düzenlenen &#8220;Türk Usülü Sosyal Medya&#8221; oturumunda dijital pazarlama profesyonellerinin yanında konuşmacı olan Erdil Yaşaroğlu sosyal medyaya bakış açısını ortaya koyarken adeta sosyal medya dersi verdi. İşte Yaşaroğlu&#8217;nun söylediklerinden bazıları:
Sosyal mecra arkadaşım gibi aslında, onunla konuşur gibi yazıyorum. Tek birine yazıyor gibi yazıyorum . TV seyrederken yanımdakine nasıl &#8220;Hadi be!&#8221; diyorsam o şekilde, birine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>SMW kapsamında düzenlenen &#8220;Türk Usülü Sosyal Medya&#8221; oturumunda dijital pazarlama profesyonellerinin yanında konuşmacı olan Erdil Yaşaroğlu sosyal medyaya bakış açısını ortaya koyarken adeta sosyal medya dersi verdi. İşte Yaşaroğlu&#8217;nun söylediklerinden bazıları:</em></strong></p>
<p>Sosyal mecra arkadaşım gibi aslında, onunla konuşur gibi yazıyorum. Tek birine yazıyor gibi yazıyorum . TV seyrederken yanımdakine nasıl &#8220;Hadi be!&#8221; diyorsam o şekilde, birine söyler gibi yazıyorum. Klasik sınırlandırmaları iplemeden yazıyorum, sana ne söylemek istiyorsam onu yazıyorum. Hangi konuda olursa olsun, fikrim ne konudaysa onu yazıyorum. Yok o benim konum değil gibi bir sınırlama yapmıyorum kendime. Samimiyet önemli. Dergide de ne beğenilir diye değil bizim beğendigimizi koyuyoruz kapağa mesela. Hiçbir zaman nabza göre şerbet durumu olmadı.<br />
&#8230;</p>
<p>Markalar da kişiler olarak yazmalı bence, o yorumu yazanın adını yüzünü neden göremiyorum. Mesela neden Samsung&#8217;un genel müdürü &#8220;Oğlum çok güzel bir televizyon yaptık!&#8221; diye yazmıyor?<br />
&#8230;</p>
<p>Yeni aldığım birşey var allem ettim kallem ettim calışmıyor,  ben de Twitter&#8217;da yazdim. Aradılar beni zaten direk &#8220;Şunu yanlış yapmışsınızdır!&#8221;diye başladı sonra &#8220;Şunu yaptınız m, Bunu yaptınız mı? Peki ya bunu?&#8221; diye soruyor, hepsine &#8220;Evet yaptım,&#8221; filan diyorum. Tamam o zaman bir de beraber yapalım diyor. Yapıyoruz o da durumu görüyor &#8220;Ben sizi teknikten bir arkadaşa bağlıyım&#8221; diyor, bağlıyor, bekliyorum onla da aynı konuşmalar geçiyor, o da beni müdürüne bağlamaya karar veriyor. Sonunda olay çözümlenemiyor, &#8220;Biz bunu çözüp size dönelim,&#8221; diyor, sonra arayan soran yok! Bu yüzden ben orada (Twitter /sosyal medyada) yazmak orda cevap almak istiyorum.<br />
&#8230;<br />
Bu işleri kasmayacaksın her yaptığını haber veren, başkaları için yaşayan insanlar filan diye bakıp kasmayacaksın bu işleri. O kadar da büyütülecek işler değil, eğlenicen, kasmayacaksın. World of Warcraft oynarken ben mesela bellişseyleri yapmak için birileriyle beraber saldırman falan gerekiyor, bu adamlarla oyun dışında anlaşıp kim nereye saldıracak nereyi kim alacak filan bunları konuşuyorduk. Sonra bir adam var bakıyorsun, işi bu, organize ediyor tüm gün oyunda kim nerede ne yapacak. Adamın işi bu!<br />
&#8230;</p>
<p>Ben normalde gayet ciddi olan arkadaşlarımın sosyal medyada aslında ne kadar komik olduklarını gördüm. Çeşit çeşit insan var, kimisi hergün bir espri yapar, kimi günde 5 tane, kimi ayda yılda bir espri yapar. Günde 5 espri yapan profesyonel değilse ondan uzak durun!<br />
&#8230;</p>
<p>Türkler herşeye çok hızlı alışıyor hemen adapte oluyoruz. Çıkarımız olursa gerekmeyecek kadar detayıyla öğreniyoruz.<br />
&#8230;</p>
<p>&#8220;0&#8243; medya bütçesi ile insanlara ulaşmak&#8230; Sanki global marka değil kuruyemişçi!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/erdil-yasaroglundan-sosyal-medya-dersleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya ve Politika</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/sosyal-medya-ve-politika/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/sosyal-medya-ve-politika/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2011 14:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[flash mob]]></category>
		<category><![CDATA[politikada sosyal medya kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medyada düzenlenen etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medyada politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=490</guid>
		<description><![CDATA[
Sosyal medya sayesinde yapılabilecekler her gün farklı farklı kişiler tarafından sürekli anlatıla dursun birçok kişi için hala sosyal medya chat ile aynı anlama geliyor. Sosyal medyanın adının geçtiği bir çok yerde hala  &#8220;tam olarak nedir?&#8221;, &#8220;ne işe yarar?&#8221;, &#8220;nasıl katılınır?&#8221; gibi sorular da arkasından geliyor. Hal böyleyken Türkiye&#8217;nin sosyal medya macerasında sanıyorum en parlak örnek hala Zonguldak&#8217;lı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="color: #000000;font-family: arial, helvetica, sans-serif;font-size: 9pt;background-color: #ffffff;line-height: normal;margin: 8px">
<p style="padding: 0px;margin: 0px">Sosyal medya sayesinde yapılabilecekler her gün farklı farklı kişiler tarafından sürekli anlatıla dursun birçok kişi için hala sosyal medya chat ile aynı anlama geliyor. Sosyal medyanın adının geçtiği bir çok yerde hala  &#8220;tam olarak nedir?&#8221;, &#8220;ne işe yarar?&#8221;, &#8220;nasıl katılınır?&#8221; gibi sorular da arkasından geliyor. Hal böyleyken Türkiye&#8217;nin sosyal medya macerasında sanıyorum en parlak örnek hala <a title="twitter hack" href="http://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/05/11/turk_hacker_twitteri_cokertti" target="_blank">Zonguldak&#8217;lı bir gencin</a> Obama&#8217;nın Twitter hesabına kadar birçok ünlüye kendini takip ettirmesi, kendine korsan demeyen bu gencin tüm dünya tarafından korsan olarak algılanması fakat mesajını Twitter değil de gazeteler yoluyla verdiği için kimsenin onun bu işi neden yaptığından haberdar olamaması.</p>
<p style="padding: 0px;margin: 0px">
<p style="padding: 0px;margin: 0px">Sosyal medyanın aynı amaç etrafındaki insanları sanal bir ortamda da olsa biraraya getirip topluluk yaratma imkanı sağlaması ise hep konuşuluyor fakat ya bu amaçlar &#8220;Nutella Sevenler&#8221; veya &#8220;Rakı Sofrası&#8221; gibi isimlerle eşleşince inandırıcılık ve önemlerini kaybediyor ya da bu biraraya gelmenin sanaldan ileri gidebileceğine inanılmıyor.</p>
<p style="padding: 0px;margin: 0px">
<p style="padding: 0px;margin: 0px">Dünyada sosyal medya ile mesajini duyuran ve insanları etrafında toplayanlara örnek olarak hiç kuşkusuz öncelikle<a title="Obama's social media campaign" href="http://www.nytimes.com/2008/11/10/business/media/10carr.html" target="_blank"> Barack Obama&#8217;nın başkanlık kampanyası</a> geliyor. Destekçilerine, tanıdıklarına mesajlarını duyurmak için sosyal medyayı kullanan Obama gerek maddi gerek manevi desteği bu yolla topladı ve başkanlık koltuğunu kazandı. Daha eğlenceli başka bir örnek ise <a title="Oprah" href="http://www.youtube.com/watch?v=zvt3chGuU8I" target="_blank">Oprah Winfrey&#8217; nin TV programının 24 .sezonunun açılışında</a>gerçekleşen ve dünyanın en kalanbalık<a title="flash mob" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Flash_mob" target="_blank"> flash mob</a> aktivitesi. Açılış konserinin bir şarkısı için hazırlanan bu flash mob, Oprah Winfrey&#8217;den gizli olarak prodüktorleri tarafindan ve Facebook üstünden organize edildi, katılımcılar davet edildi, dans rutini gerek dağıtılan CD&#8217;lerle gerek yönlendirilen web saydasından ögrenildi ve zaman geldiğinde 20.000&#8242;in üzerinde katılımla gerçekleşmişti. Türkiye&#8217;de de bu aralar benzer bir organizasyonun hazırlıkları yapılıyor. Politik alanda sosyal medyanın kullanımının parlayacağını düşündüğümüz 2011&#8242;de  29 Ocak günü Türkiye kaynaklı bir Facebook sayfası olan &#8220;Referandumda &#8221; HAYIR&#8221; Diyoruz&#8221; Facebook &#8216;dan duyurusunu yaptığı bir etkinlik düzenliyor. Aslında etkinliği katılımcılar düzenliyor da sayfa organizasyonu yapıyor demek daha doğru olur. <a title="AKP'ye içiyoruz" href="http://www.facebook.com/event.php?eid=174802705888349&amp;index=1" target="_blank">&#8220;AKP&#8217;ye İçiyoruz&#8221;</a> adlı etkinliğe, 450.000&#8242;den fazla üyesi olan sayfanın  üyelerinde 11.000 civarında kişi katılacağı yönünde paylaşımda bulunmuş durumda. Hatta sayfadaki aktiviteler geçtiğimiz haftalarda gazetelerde bile konu oldu. Etkinlik için zaman belirlenmiş olması fakat yer olarak çoklu mekan yönlendirmesi yapılması da katılımı kolaylaştıracağa benziyor. Bakalım sosyal medyanın politik amaçlı bu kullanımında beklenen katılım sağlanacak mı?</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/sosyal-medya-ve-politika/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010&#8242;dan 2011&#8242;e</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/2010dan2011/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/2010dan2011/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 08:44:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[2011 beklentileri]]></category>
		<category><![CDATA[2011 pazarlama öngörüleri]]></category>
		<category><![CDATA[2011 trendleri]]></category>
		<category><![CDATA[2011'de dijital pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[Marketing Türkiye&#8217;nin Ocak 2011 sayısında yayınlanan mini röportajımız:
MT: 2010 yılı bulunduğunuz sektör ve şirketiniz adına nasıl geçti?
2010’da sektöre baktığımızda dünya çapındaki finansal krizin yansımalarında uzak bir yıldı. Dijital pazarlamaya olan talepte adeta bir patlama yaşandı. Sosyal medyanın daha önce hiç yaşanmamış bir şekilde büyümesi ve iş hayatında yaptığı açılımlar sektördeki büyümeye destek oldu. Fakat maalesef, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Marketing Türkiye&#8217;nin Ocak 2011 sayısında yayınlanan mini röportajımız:</p>
<p>MT: 2010 yılı bulunduğunuz sektör ve şirketiniz adına nasıl geçti?</p>
<p>2010’da sektöre baktığımızda dünya çapındaki finansal krizin yansımalarında uzak bir yıldı. Dijital pazarlamaya olan talepte adeta bir patlama yaşandı. Sosyal medyanın daha önce hiç yaşanmamış bir şekilde büyümesi ve iş hayatında yaptığı açılımlar sektördeki büyümeye destek oldu. Fakat maalesef, talebin ve projelerin artması, sektörün gelişmesiyle orantılı olamadı. Biz dijital ajansların yönetimsel zaaflarımız ve eksikliklerimiz özellikle de iyi planlama yapılmadan verilen proje zamanları ve fiyatlandırmaları sektörün önündeki en büyük engel oldu.</p>
<p>Bu sebeplerle karlılık ve müşteri memnuniyeti konusunda sorunlar yaşanan bir sene oldu diyebiliriz. Değişen dinamikleri dolayısıyla devamlı gelişmeye yatırım yapılması gereken sektörümüzde karlılığın az olması ise sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelişmenin önündeki en ciddi engel olarak önümüzde durmakta.</p>
<p>2010 Vodaco için önemli bir yıldı; sektörde 10. yılımızı kutladık, büyük ve uzun süreli projelere imza attık, hepsinden önemlisi dijitale bakış açısı bakımından yönetim ve çalışanları ile tam bir takım oluşturan bir yapıda büyüdük. Başından beri inandığımız kategorisinin en iyisi ile çalışma prensibimiz bağlamında ekosistemimizi genişlettik, alıştığımızın dışında yöntemler denedik ve en çok da gittikçe yenilenen alanımızda kendimizi geliştirmeye ve adaptasyona zaman harcadık.</p>
<p>MT: 2011 yılında sektörün yaşayacağı gelişmelere ilişkin öngörülerinizi paylaşabilir misiniz?</p>
<p>2011‘ e baktığımızda çok daha hareketli ve hızlı bir yıl olacağa benziyor. Şirket alımları ve birleşmelerin devam edeceği 2011’de proje tarafında sosyal medya etkisiyle e-ticaretin yıldızlaşacağını düşünüyoruz. 2010 sosyal alışveriş sitelerinin yılı oldu dersek 2011 için benzeri bir patlamayı sosyal e-ticaret’te bekliyoruz. Sosyal medya pazarlaması birçok alanda kullanılmaya başlayacak, özellikle politika sosyal medyanın rağbet gördüğü bir alan olacak. Keza mobil büyüme gösterecek bir başka konu. Mobille entegre düşünme ve üretme önemli bir disiplin olacak 2011’de. Ayrıca gerek mobil gerek sosyal medya gerekse dijital genelinde kanal entegrasyonu, takip ve dinleme, aplikasyon geliştirme gibi konulara yönelen yerel servislerin artacağı bir sene olmasını bekliyoruz 2011’in.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/2010dan2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğlenceli Bir Yılbaşı Kutlaması</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/eglenceli-bir-yilbasi-kutlamasi/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/eglenceli-bir-yilbasi-kutlamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 09:42:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[facebook resim etiketleme]]></category>
		<category><![CDATA[facebook yeni profil uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı yılbaşı kutlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı kutlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=470</guid>
		<description><![CDATA[Vodaco gururla sunar!
İşte Facebook’taki arkadaşlarınızın yeni yılını kutlamanın en yaratıcı, eğlenceli ve kolay yolu. Aşağıdaki görseli incelerseniz neden bahsettiğimizi daha iyi anlayabilirsiniz. Siz de arkadaşınızın Facebook profilinde, aşağıdaki gibi bir düzenleme yapabilirsiniz. Peki nasıl? Hemen anlatalım:
Şimdi hemen Vodaco Agency Facebook sayfasındaki “Mutlu Yıllar” fotoğraf albümüne gidiyorsunuz. Yılbaşına özel hazırladığımız görsellerin sırayla hepsine yılbaşını kutlayacağınız arkadaşınızın ismini tag’liyorsunuz. Daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vodaco gururla sunar!</p>
<p>İşte Facebook’taki arkadaşlarınızın yeni yılını kutlamanın en yaratıcı, eğlenceli ve kolay yolu. Aşağıdaki görseli incelerseniz neden bahsettiğimizi daha iyi anlayabilirsiniz. Siz de arkadaşınızın Facebook profilinde, aşağıdaki gibi bir düzenleme yapabilirsiniz. Peki nasıl? Hemen anlatalım:<br />
Şimdi hemen <a href="http://on.fb.me/eda2Kp" target="_blank">Vodaco Agency Facebook sayfasındaki “Mutlu Yıllar” fotoğraf albümüne </a>gidiyorsunuz. Yılbaşına özel hazırladığımız görsellerin sırayla hepsine yılbaşını kutlayacağınız arkadaşınızın ismini tag’liyorsunuz. Daha sonra da arkadaşınızdan, kendi profil sayfasına gitmesini istiyorsunuz. Hepsi bu kadar basit.<a href="http://www.facebook.com/album.php?aid=32774&amp;id=102735539776942"><img class="aligncenter size-medium wp-image-471" title="30.12_2" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/12/30.12_2-300x49.jpg" alt="30.12_2" width="300" height="49" /></a></p>
<p>Bu arada unutmadan! Mutlu yıllaaaaar…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/eglenceli-bir-yilbasi-kutlamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web (Sosyal Medya) Dediğimiz Şu Çılgınlık</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/web-sosyal-medya-dedigimiz-su-cilginlik/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/web-sosyal-medya-dedigimiz-su-cilginlik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 04:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[web pazarlama stratejileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[Web ve sosyal medyanın hayatımıza adeta sızarak girmesi ve saatlerimizi kaplaması üzerine bir şarkıyla güne hızlı bir başlangıç, gün ortasında hoş bir ara. (Tercüme alt yazı çok yakında geliyor.)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.vodacoagency.com/web-sosyal-medya-dedigimiz-su-cilginlik/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<p>Web ve sosyal medyanın hayatımıza adeta sızarak girmesi ve saatlerimizi kaplaması üzerine bir şarkıyla güne hızlı bir başlangıç, gün ortasında hoş bir ara. (Tercüme alt yazı çok yakında geliyor.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/web-sosyal-medya-dedigimiz-su-cilginlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;un Resmi</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/facebookun-resmi/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/facebookun-resmi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 08:08:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[facebook arkadaşlarının haritası]]></category>
		<category><![CDATA[facebook haritası]]></category>
		<category><![CDATA[facebookun resmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=444</guid>
		<description><![CDATA[Facebook stajyerlerinden Paul Butler&#8217;ın Facebook arkadaşlıklarını lokasyonlarına göre görselleştirdiği haritada Facebook arkadaşlıklarının politik ve coğrafi sınırlara göre yoğunluğu ve tabii en yoğun Facebook üyeliklerinin göründüğü ülkeler hakkında görsel bir fikir edinmemize yardımcı oluyor. Butler&#8217;ın 10 milyon arkadaş eşleşmesinin örneklem aldığı bu çalışma tüm resmi yansıtmıyor olsa da görsel açıdan bir hoşluk yararttığı kesin. 
Türkiye detayında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_445" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs1382.snc4/163413_479288597199_9445547199_5658562_14158417_n.jpg"><img src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/12/fb-relationships-full-300x149.jpg" alt="Facebook&#39;un Resmi" title="fb-relationships-full" width="300" height="149" class="size-medium wp-image-445" /></a><p class="wp-caption-text">Facebook'un Resmini büyük görüntülemek için üstüne tıklayın.</p></div>
<p>Facebook stajyerlerinden Paul Butler&#8217;ın Facebook arkadaşlıklarını lokasyonlarına göre görselleştirdiği haritada Facebook arkadaşlıklarının politik ve coğrafi sınırlara göre yoğunluğu ve tabii en yoğun Facebook üyeliklerinin göründüğü ülkeler hakkında görsel bir fikir edinmemize yardımcı oluyor. Butler&#8217;ın 10 milyon arkadaş eşleşmesinin örneklem aldığı bu çalışma tüm resmi yansıtmıyor olsa da görsel açıdan bir hoşluk yararttığı kesin. </p>
<p>Türkiye detayında bu resmi büyüttüğümüzde de Türkiye&#8217;nin Facebook yıldızı şehirlerini görebilirsiniz.<br />
<img src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/12/turkiye_facebook_haritası.jpg" alt="turkiye_facebook_haritası" title="turkiye_facebook_haritası" width="255" height="127" class="aligncenter size-full wp-image-451" /></p>
<p>Kaynak: Mashable/Social Media (<a href="http://mashable.com/2010/12/13/facebook-members-visualizatio">http://mashable.com/2010/12/13/facebook-members-visualizatio</a>n</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/facebookun-resmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Viral Kampanyalar ve Vodaco Agency</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/viral-kampanyalar-ve-vodaco-agency/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/viral-kampanyalar-ve-vodaco-agency/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2010 07:22:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=427</guid>
		<description><![CDATA[MediaCat Dijital'de yayınlanan "Viral Kampanyalar" kapak konusundaki metnimiz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Viral çalışmalar markaların hangi ihtiyaçlarına yanıt verir ve hangi amaçlarla yapılır?</em></p>
<p>Viral Pazarlama, maalesef her derdin ilacı, ucuza reklam gibi algılanmakta. Çok ses getirebilse de markalara veya hedeflerine hizmet edemeyen, ters tepen viral çalışmalar da var. “Bizim markamız için kendi reklamınızı yapın,” gibi yönlendirmeler yapan marka yöneticileri bunun sonuçlarına da katlanmak durumunda kalıyorlar. Dünya literatüründe yerini almış bir Chevy Tahoe SUV viral fiyaskosu var mesela.<br />
Değişen pazarlama ile artık “push strategy” den uzaklaşılıyor; tüketicinin markayı aradığı bulduğu, “takipçisi olmayı tercih ettiği “pull stategy”si etkin olmaya başlıyor. Markaların tüketicilere bir şeyler dikte ettiği, onları her yerde mesajlarıyla boğduğu dönemlerin sonuna yaklaşıyoruz. Artık tüketicilere faydası olan bir şeyler yapmıyorsanız sizi önemsemiyorlar. “Viral” adımlar da bu bakış açısıyla düşünüp planlanmalı.</p>
<p><em>Reklamverenlerin viral taleplerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Rasyonel teklifler mi yoksa sadece farklı bir şeyler yapıyor olmak adına mı böyle talepler geliyor?</em></p>
<p>“Viral”e bakış açımız çok net: Viral Türkiye Pazarı için bir lüks. Müşterilerde viralin birçok şeyin çözümü olduğu yönünde bir inanç var. Hatta düşük bütçelerle çok kişiye ulaşmak gibi de yorumlanıyor. Bu “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” yaklaşımına tavrınız gibi bir şey aslında: Amaç herkesin sizi konuşması mı yoksa getirisi olan geri dönüşler yaratmak mı? Bizce Viral Marketing, entegre pazarlama bakımından yapılması gereken onca eksiklik varken markayı viral çalışmalarla bir yerler taşımaya çalışmak laubalilik geliyor bize. Viral aktiviteleri Türkiye’de layığıyla yapabilen birkaç marka var.<br />
Vodaco Agency olarak markanın “hikayesini” dinlemeden çözüm sunmayı uygun bulmuyoruz. Bir markayı tanımak onunla yaşamak gerekiyor. Bir markayı onu hayatınızın bir parçası yapınca değer yaratan adımlar atılabiliyor.<br />
Türkiye’de her zaman bir şeyler “moda” olmuştur ve “moda”nın her zaman takipçileri vardır. Bizse modaya uyup bir şeyler yapmak yerine ihtiyaçları belirleyip onları karşılamayı tercih ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/viral-kampanyalar-ve-vodaco-agency/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta Prime Time Ne Zaman?</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/facebookta-prime-time-ne-zaman/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/facebookta-prime-time-ne-zaman/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Nov 2010 09:31:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebook paylaş]]></category>
		<category><![CDATA[facebook'da paylaşım saati]]></category>
		<category><![CDATA[facebook'un en yoğun olduğu saatler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya saati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=417</guid>
		<description><![CDATA[Facebook'unen yoğun olduğu saatler var mı? Facebook'un en aktif olduğu saatler ne zaman? Facebook'da en çok paylaşım saat kaçta yapılıyor? ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet kullanıcılarının sosyal medya kanallarında her geçen gün daha fazla zaman geçridikleri sürekli konuşuluyor, peki Facebook saat kaçta en yoğun? Bir sosyal medya yönetim şirketi olan Virtue&#8217;nun yaptığı ve<a href="http://mashable.com/2010/10/28/facebook-activity-study/" target="_blank"> Mashable.com</a> da yayınlanan bir araştırma altın değerinde bilgiler sunuyor.</p>
<p>10 Ağustos 2007 &#8211; 10 Ekim 2010 tarihleri arasında 1500 marka aktivitesinin incelenmesi (1.64 milyon post ve 7.56 milyon yorum incelenmiş, &#8220;paylaş&#8221; ve &#8220;beğen&#8221; ler araştırma dışında tutulmuş) ile ortaya çıkan temel noktalar şöyle:</p>
<ul>
<li>Haftaiçi en aktif olunan saatler  11:00,      15:00 ve 20:00.</li>
<li>Aktivite saat 15:00&#8242;de tepe yapıyor.</li>
<li>Haftaiçi kullanım oranları aşağı yukarı benzerlik      gösteriyor fakat düzenli olarak görülüyor ki Çarşamba 15:00 en yoğun      zaman. Ayrıca Pazar günleri haftanın diğer günlerine kıyasla en      &#8220;sessiz&#8221; saatleri.</li>
</ul>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-420" title="facebook activity" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/11/facebook-activity1-300x271.PNG" alt="facebook activity" width="300" height="271" /></p>
<p>Ayrıca Vitrue araştırmasında sabah postlarının öğleden sonrakilere oranla %39,7 oranında daha efektif olduğunu yayınladı. &#8220;Post&#8221;lar ve &#8220;yorum&#8221;lar genelde saat 15:00 civarında artış gösterse de sabah postları daha fazla performans sağlıyor. Daha da ilginci saat başlarında (özellikle ilk 15 dakika) diğer çeyreklerden daha fazla interaktivite görülüyor. Buradan da çoğunluğun toplantılara girmeden önce Facebook&#8217;a bir göz attığı çıkarımına ulaşabiliriz belki.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-419" title="haftanin_gunleri_facebook_aktivitesi" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/11/haftanin_gunleri_facebook_aktivitesi-300x245.PNG" alt="haftanin_gunleri_facebook_aktivitesi" width="300" height="245" /></p>
<p>Son olarak da şöyle bir not çıkarabiliriz: Facebook&#8217;da sesinizi duyurmak için 15:00&#8242;de arkadaşlarınızı harekete geçirmek için sabahları hatta saat 09:00&#8242;da &#8220;paylaş&#8221;ın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/facebookta-prime-time-ne-zaman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çakıl Taşı mı Olmak İstersiniz, Kaya mı?</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/cakil-tasi-mi-olmak-istersiniz-kaya-mi/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/cakil-tasi-mi-olmak-istersiniz-kaya-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Oct 2010 11:14:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[çakıl taşı]]></category>
		<category><![CDATA[charles leadbeater]]></category>
		<category><![CDATA[cloud culture]]></category>
		<category><![CDATA[kitlesel yaratım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=384</guid>
		<description><![CDATA[Kaya mısınız, Çakıl Taşı mı?
Charles Leadbeater&#8217;ın 4 Ekim Bilişim Zirvesi konuşmasının başlığı Kitlesel Yaratımın Gücü, İnnovasyon ve Bulut Kültürü idi. Konuşmasında Leadbeater 3 temel grafik çizdi.
Bu grafiklerden ilki  toplumla herhangi bir konunun arasındaki bağı hacim ve alakadar olma yönünden inceleyerek o konunun nasıl algılandığını konumlandırmayı sağlıyor. Hacim derken hitap ettiği ve ulaştığı kitlenin büyüklüğünü yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaya mısınız, Çakıl Taşı mı?</strong></p>
<p>Charles Leadbeater&#8217;ın 4 Ekim Bilişim Zirvesi konuşmasının başlığı <em>Kitlesel Yaratımın Gücü, İnnovasyon ve Bulut Kültürü </em>idi. Konuşmasında Leadbeater 3 temel grafik çizdi.</p>
<p>Bu grafiklerden ilki  toplumla herhangi bir konunun arasındaki bağı hacim ve alakadar olma yönünden inceleyerek o konunun nasıl algılandığını konumlandırmayı sağlıyor. Hacim derken hitap ettiği ve ulaştığı kitlenin büyüklüğünü yüksek ve düşük olarak kutupsallaştırıyor; angajman derken de kitlede ilgi, alaka yaratma potansiyelinden bahsediyor.</p>
<p style="text-align: center"><img class="size-full wp-image-388 aligncenter" title="cl1" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/10/cl11.JPG" alt="cl1" width="504" height="249" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu grafik için Leadbeater’in söylediği bir söz var ki belki de tüm konuşmasının özeti olarak hatırlanabilir: Kaya olan ve çakıl taşı gibi görünmek isteyen kurumlar var, örneğin geleneksel gazeteler online versiyonlarında blogları bünyelerine dahil edip farklı bir deneyim sunuyorlar ziyaretçilerine; çakıl taşları var kendilerini “kaya” gibi göstermek isteyen veya bu yolda yürüyen. Aslında günümüzde esas olay da, “buzz” yaratmak yani çakıl taşı olmakta yatıyor. Küçük, arka arkaya, atılan çakıl taşlarının su birikintisinde yarattığı dalgaların aynı su birikintisine atılan kayanın üretiiği dalgalardan daha uzun süreceğinden bahsediyordu Seth Godin’de blogunda.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İkinci grafik içeriğe katkısı olanların sayısı ile içeriğin fayda sağladığı kişi sayısını kutuplara oturtuyor ve çıktılarıyla içeriği haritalandırıyor. Burada Apple ürünlerinin aplikasyonlarına ulaşılan /satınalınabilen “App Store” u anlamak grafiği anlamlandırmakta fayda sağlayabilir. App store bedava içeriğiyle bir çok kişiye ulaşırken paralı içeriğiyle de daha küçük bir çevreye ulaşıyor. Dolayısıyla hem çok yarar sağlıyor hem de daha kısıtlı yarar sağlıyor fakat her şeklide katkıda bulanan sayısı sabit kalıyor çünkü aplikasyonların üretimini yapanlar hep aynı grup. Web 3.0’ın veya Cloud kültürünün sağladığı Wikipedia gibi, bir çok katkıda bulunan ve bir o kadar hatta daha da fazla kişiye yarar sağlayan içerik, konu, araç üretmek ise günümüzü geçmişten ayıran nokta. Yani aslında “Bir Çok Katkıda Bulunan” kutbu her şekilde günümüzün kültürünü temsil ederken tam zıttındaki  kutup olan “Az Sayıda Katkıda Bulunan” bildiğimiz tabirleriyle “seçilmiş” veya “saygın” kesimin ürettiği kitlelerin tükettiği kültürü yansıtıyor. Bu grafiğin yıldızıysa “bir çok katkıda bulunan” kutbu hiç şüphesiz: günümüzde tercih edileni yansıttığı için.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-390" title="cl2" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/10/cl2.JPG" alt="cl2" width="478" height="219" /></p>
<p>Gelelim son grafiğe: katılımın yarattığı etkinin kutuplaştırılması. Günümüzün trendlerinden viral aktiviteler az kişinin katılımıyla büyük etkiler yaratan olaylara iyi bir örnek. Artık günümüzde tüketicinin inancını sarsmış bir noktaya gelmiş, yüksek bütçelerle küçük getiriler sağlayan geleneksel pazarlama ise viral’in tam zıddında duruyor bu düzlemde. Ne yaratmak istediğinize ve kaynaklarınıza karar vererek adımlarınızı planlamak için iyi bir başlangıç bu grafik de.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-391" title="cl3" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/10/cl3.JPG" alt="cl3" width="514" height="189" /></p>
<p>Kısacası siz kaya mı olmak istiyorsunuz, çakıl taşı mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/cakil-tasi-mi-olmak-istersiniz-kaya-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet&#8217;in Geleceği için Bugününü Anlamak</title>
		<link>http://blog.vodacoagency.com/kevin-kellyden-teknolojinin-bugunu-ustune/</link>
		<comments>http://blog.vodacoagency.com/kevin-kellyden-teknolojinin-bugunu-ustune/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 16:12:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağla Aral</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teneffüs]]></category>
		<category><![CDATA[ağ ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe hazırlanmak]]></category>
		<category><![CDATA[internetin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[kevin kelly]]></category>
		<category><![CDATA[wired dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.vodacoagency.com/?p=381</guid>
		<description><![CDATA[4 Ekim 2010, 10. Bilişim Zirvesi'nde Kaçınılmaz Geleceğe Nasıl Daha İyi hazırlanırız? başlıklı konuşmasında Kevin Kelly'nin konuşmasının bıraktığı tortular.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_409" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><img class="size-thumbnail wp-image-409" title="kevin_kelly_bilişim'de" src="http://blog.vodacoagency.com/files/2010/10/041020102605-150x150.jpg" alt="Kevin Kelly Bilişim Zirvesi'nde" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">Kevin Kelly Bilişim Zirvesi&#39;nde</p></div>
<p>Bugün 10. Bilişim Zirvesi’nin ilk günüydü. Sabah programının konuşmacıları –programda tanıtıldığı şekliyle- Kevin Kelly : <em>Wired Dergisi’nin Efsanevi, Aykırı ve Sıradışı Kurucularından, Editörü, &#8220;The Matrix&#8221; Filminin İlham Verenlerinden, Ağ Ekonomisi ve Siber Kültür Uzmanı </em>ve Charles Leadbeater’dı. Aşağıda Kevin Kelly’nin konuşmasının özetini okuyabilirsiniz.</p>
<p>Kevin Kelly ilginç bir saptamayla konuşmasına başladı. İlk browser’la “<strong>Bu işler</strong> başlayalı daha sadece 7000 gün oldu,”dedi.</p>
<p>Geleceğin nasıl olacağını anlayabilmek  için bugüne kadar gelinen yolun ve bugünün bir resmini oluşturdu ve bu resmi 4 temel başlıkta topladı Kelly.</p>
<p><strong>Sözel Anlatımdan </strong><strong>Ekranlara</strong>:</p>
<p>İlk başlık <strong><em>ekranlar</em></strong> hakkındaydı. Tarih boyunca önce “sözel” (oral) başlayan iletişimin zamanla “okuma” (literacy)üstüne köklendiğinden ve artık günümüzde “görsellik” (visuality) kavramının hakimiyetinden bahsetti. Her yerde büyüklü küçüklü ekranlara çevrili olduğumuzdan, bu ekranların göz hareketi takibi yapabildiğinden, kişisel bilgilerimiz ile alakalı verilere ulaşıp bize özel opsiyonlar sunabilen bu ekranlardan (Google Instant gibi) bahsetti ve Internet’in ilk yıllardında “TV’un daha da iyisi” olarak düşündüğümüz Internet’in şu an aslında çok daha ötede bir şey olduğundan bahsetti.<br />
<strong><br />
<strong><em>“Cloud” kültürü ve “paylaşım”</em></strong>ın kazandığı yeni anlamlar:</strong></p>
<p>Bazı temel kavramlarla bulunduğumuz noktayı anlamak daha kolaylaşıyor. Mesela Kapitalizmin üstüne kurulduğu “sahip olma” kavramının artık “erişimi olmak” olarak basitleştiğini anlattı Kelly. Sahip olmadan kullanabildiğimiz servisler, araçlar, fikirler olduğundan ve “üretim” için gerekli olan ”araç”ların artık çok daha geniş bir kitlenin kullanımında olduğundan bahsetti. İkinci ana başlık <strong><em>“Cloud” ve “paylaşım”</em></strong> üstüneydi: Bu noktada “paylaşım” kavramının aslında “paylaşılan”ı zenginleştirdiğinden ve ne kadar çok paylaşılırsa o kadar daha kabul edilir ve değerli olduğuna değindi.  Küçüklü büyüklü ekranlarla “paylaşılan”ı yaratan ve paylaşanlar sayesinde aslında bir “Cloud” oluşturduğumuzdan ve bu “Cloud”un oluşumu itibariyle yeni sorunsallar ve bakış açıları yarattığından bahsetti.  Yasaların “Cloud” konusnda nerde durduğu, “sahip olma” kavramı çerçevesinde oluşturulan kanunların “Cloud” mantığında kimin sahip olduğu, kimin değişiklik yapabileceği, kimin bu kavramla para kazanabileceği gibi sorunsalların günümüzün çözülmesi gereken konuları olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Kopyalamanın bir ilerisi Üretilebilir olmak:</strong></p>
<p>Üçüncü başlık belki de en spekülasyona açık kısımdı: <strong>Kopyalama</strong>! Teknolojinin kopyalama üstüne kurulu olduğundan ve aslında kopyalamanın kötü bir şey olmadığından; günümüzün bir gerçeği olduğundan  bahsetti. Verdiği örnek “kopyala” terimini akladı bile diyebiliriz. Kelly,  E-mail yollamanın esasında aslında tek bir içeriği bir noktadan başka bir noktaya yollamaktansa bir noktadan arka arkaya pek çok noktaya kopyalama olduğuna değindi ve aslında mantık olarak “kopya”nın çok daha ilerisinden bahsetti: “generative” kelimesini kullanan Kelly, <strong>üretilebilir</strong> olma hali kopyalamanın bir üst hali ki değer yaratmak buradan başlıyor dedi.  “Gerçek değere sahip olanlar kopyalanamayanlardır!”  Bu şu demek oluyor: &#8220;İstersen şimdi bu kitabın bir “kopyası”nı buradan download edebilirsin – ki bu 1,5 saat sürecektir.  Veya bedelini ödeyip bu kitabı 5 dakikada download edebilirsin.” İşte artık <em>değer </em>“şimdi/hemen&#8221; ve &#8220;çabuk/anında” olanda, kişiselleştirmede, erişimi olmakta, bulunabilir olmakta, yorumlanabilir olanda yatıyor. (Listenin orjinali: immediacy, personalization, accessibility, authenticity, patronage, interpretation, embodiment, findability şeklindeydi.)</p>
<p>Sanırım gerçek fırsat da bu noktayı sürekli hatırlayıp buna göre öneriler sunabilmekte yatıyor.)<em> </em>Kelly bir şeyleri manipule edebilir olmak değer yaratıyor dedi ve “liquidity” terimine değindi.  “Likit olabilme hali” olarak tercüme edebileceğimiz bu terim sadece veri tabanları, otomatize hareketler, planlı adımların ötesine geçip insan dehasını yansıtan öğeleri bulundurabilmek, durumu tahlil edip ortam dahilinde ve geçmişi hiçe saymadan hareket edebilmek olarak yorumlanabilir yani kısaca insan olmak da diyebiliriz.</p>
<p><strong>Streams -  Internette Canlı Yayın, akan görüntüler:</strong></p>
<p>Gelelim dördüncü başlığa: “<strong>streams</strong>” olarak bilinen Türkçe’de “akma”(sürekli güncellenen) diyebeileceğimiz “stream”ler artık depolama gereksinimizi tekrar düşündürüyor. Artık müziği depolama (yani satın alma) ihtiyacımız kalmıyor çünkü istediğimiz an, istediğimiz müziği dinleyebileceğimiz teknolojiye “streaming” sayesinde kavuştuk. Birşeyleri  kaydetme, dosyalama, depolama devri “stream” ve “cloud”lar sayesinde kapanıyor. Artık sahip olduklarımız yanımızda taşımak devri yerine erişimimiz olanı, istediğimiz yerde, “Cloud”dan “Stream” ediyoruz!</p>
<p>Son olarak Kevin Kelly konuşmasının başına döndü ve: “Tüm bunlar <em>sadece </em>7.000 günde oldu!” dedi, “Yani geç kalmış sayılmazsınız!”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.vodacoagency.com/kevin-kellyden-teknolojinin-bugunu-ustune/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

