Featured recent work...

Sağlık Sektörü ve Sosyal Medya

Türkiye’de sağlık sektörünün dijital alandaki faaliyetleri hızla devam etse de yapılacak daha çok iş olduğu ortada. Bu konuda esas hareket de şüphesiz Amerika’da gerçekleşiyor. TopRank Online Marketing Blog’da Michelle B’nin Sağlık Hizmetleri Pazarlamacılığında Sosyal Medya: Vaka Yaratmak ( Social Media in Healthcare Marketing: Making the Case) adlı makalesi sağlık sektörünün sosyal medya hakkındaki duruşunu, karşılaşabileceği zorlukları ve tüm zorluklara rağmen yapılmış başarılı işleri inceliyor.

Herhangi bir endüstride bulunan tüm pazarlamacılar için – imalattan emlakçılığa ve bankacılığa ve bu arada bulunan her şey için – sosyal medya için iş yaratma kolay ve hızlı bir işlem değildir.

Fakat sağlık hizmetleri pazarlamacılığında sosyal medyadan kazanç sağlamak kolay değil dersek, az bile söylemiş oluruz. Sağlık hizmetleri pazarlamacılığının ne ile karşı karşıya olduğunu düşünürsek ilk sıralarda çok sayıda yasal düzenleme, personel eksikliği ve artan hizmet ihtiyacı olacaktır. Sağlık hizmetleri karar mercilerinin neden sosyal medyaya açılmakta yavaş davrandıklarını anlamak çok da zor değil. Fakat havlu atmak yerine, sağlık hizmetleri pazarlamacılığı için örnek teşkil edebilecek aşağıdaki 4 ipucuna bir bakalım:

1. Hareketin başlangıcı: Sağlık hizmetleri diğer endüstriler kadar hızlı bir şekilde sosyal medyaya adapte olamayabilir. Ancak Digital Influence blogger’ı Rohit Bhargava’ın ileri sürdüğü gibi, pek çok hastane ve sağlık hizmetleri organizasyonu sessizce sosyal ağlara yatırım yapmaya başlamıştır.

connected-health

Yakın geçmişteki gönderilerinden birinde Rohit Bhargava, Amerika’daki 367 hastanenin sosyal medyayı kullandığını belirtmişti. Bu hastaneler 267 Twitter hesabından 10,000 tweet yayınladılar. Sağlık hizmetleri pazarlamacılığında sosyal medya için kendi vakanızı yaratırken dışarıdaki harika örneklerden birisini de siz oluşturun:

  • Patients Like Me: (Benim Gibi Hastalar) 2004 yılında MIT mühendisleri tarafından yaratılmış, hastaların kendi tecrübelerini ve bilgilerini paylaşmalarına yarayan bir internet sitesidir. Amaç, benzer ya da aynı hastalığa sahip hastaların iletişim kurmasını ve bu sayede birbirlerini desteklemelerini sağlamaktır.
  • The Center for Connected Health: (Birbirlerine Bağlı Sağlık Merkezi) Sağlık hizmeti sağlayıcıları ve politikaları için dizayn edilmiş bir internet sitesidir. Topluluk üyeleri tartışmalı konular üzerine konuşabilir, en iyi deneyimlerini, yeni fikirlerini paylaşabilir ya da yaklaşmakta olan araştırma ve organizasyonlardan konuşabilirler.
  • Bhargava’nın söylediği gibi hastaneler bireysel olarak da sosyal medyanın içindedir. Sarasota Hastanesi, hastaların sorularını cevaplamak ve anında müşteri hizmeti sağlamak için Twitter kullanmaktadır. Mart ayında, Henry Ford Hastanesi Twitter aracılığı ile 1,900 kişi ile bağlantı kurmuş ve beyin ameliyatı sırasında soruları cevaplamıştır.

2. Hastalar—ve potansiyel olarak gelecek hastalar—sosyal ağ iletişimi içindeler. Nielsen Online tarafından yayınlanan Mart 2009’da yayınlanan raporda göre dünyadaki internet nüfusunun 67% si internet toplulukları içinde yer almaktadır. Ayrıca, sosyal medya sitelerinde harcanan zaman, internette toplam harcanan zamanın 10% unu oluşturmaktadır.

Çok açık bir şekilde, hastalar sosyal medya kullanmaktadır. Hastaneler sosyal kanalları sağlık veya hastalıklarla ilgili soruları cevaplamak veya sadece tıbbi bilgi vermek için – tıpkı the Sarasota Memorial ve Henry Ford Hastanelerinin yaptığı gibi – kullanabilirler. Hatta şunu da söyleyelim CNN’in raporlarına göre hastalar hastane fiyatlarını internette karşılaştırıp tedavi olacakları kurumu seçiyorlar.

Sağlık hizmetlerinin artan maliyeti ve artan hastane sayısı sonucu, bu zaten beklenen neticedir. Sosyal medya, hastanelerin ve sağlık hizmetleri organizasyonların akla ilk gelmesi için ve hastalar ile alakalı gereken araçlardan yalnızca biridir.

3. Hastalar internette, doktorlar da öyle. Manhattan Research’den birkaç istatistik:

  • Amerika’daki doktorların 89%’u profesyonel deneyimlerinin vazgeçilmez bir parçası olarak internete güvenmektedirler.
  • Doktorların 64%’ü akıllı telefon (smartphone) kullanmaktadır.
  • Doktorların araştırmalarının 41%’i internette geçmektedir. İşin aslı şudur ki doktorlar ve diğer sağlık hizmet personelleri hali hazırda internette zaman geçiriyor durumdadır.

sermo

Buna ek olarak doktorların Sermo adında 110,000’den fazla tıp doktorunun katılmış olduğu kendilerine ait bir ağ bağlantıları vardır.

Sosyal medyanın da işin içine dahil olması ile birlikte, hastaneler ve sağlık hizmet organizasyonları, çalışanlarına en iyi bilgi paylaşımı ve çalışma imkanlarını sunabilmektedir. Ayrıca, organizasyonlar sosyal eforlarını yeni işçi alımında teşvik edici olarak kullanabilirler.

4. Sağlık hizmetleri insanların aklına ilk gelen kampanyalardandır,  basında yer almıştır ve sürekli değişmektedir. Özellikle son başkanlık seçimden beri, sağlık hizmetleri herkesin gözlerini üzerine çevirdiği bir husus konumundadır. Herkesi kapsayacak bir sağlık hizmeti anlayışından elektronik hasta kayıtlarının gizliliğine, gazetelerin başlıklarında her gün sağlık hizmetleri ile ilgili bir haber görmekteyiz. Sosyal medya, hastanelerin ve sağlık hizmeti organizasyonlarının bu yönetmelik tartışmalarında yer alabilmesi için etkin bir mekanizmadır.

Boston’s Beth Israel Deaconess Medical Center’ın yaptıklarına göz atalım: Hastanenin CEO’su kendi blogunu kullanarak sağlık sigortası yönetmeliği ve diğer hususlar hakkında yorumlar yapmakta ve tartışmalarda bulunmaktadır.

mayo-clinic-facebook

Mayo Clinic’in sağlık hizmet pazarlaması üzerine olan başarı öyküsünü düşünün. Mayo Clinic 2005 yılında podcastlerinin indirilmesini arttırabilmek için sosyal medya kanallarını kullandı. Ayrıca bir Facebook hayran sayfası (25.223 Fan), Twitter hesabı (75.001 follower) ve Youtube kanalı (858 video) da oluşturdu. Böylece, bu ücretsiz sosyal ağların kullanımı sayesinde podcastlerin indirilme oranı 8,000% arttı.

Türkiye’ye baktığımızda bu tür örnekleri görmek pek mümkün değil. Hatta sağlık sekörü alanında bireysel çabalar kurumsal aktivitelerden daha çok göz dolduruyor.  Kurumların altında bulunduğu baskı da bunun yadsınamaz bir nedeni. Fakat makalede de bahsedildiği gibi havlu atmak yerine hastaya değer yaratacak neler yapılabileceği araştırılabilir.  Bizim ilk aklımıza gelenler:

  • Kullanıcıların oluşturduğu içeriklerle zenginleşen siteler,
  • Hastaların birbirleriyle iletişimini sağlayacak platformlar,
  • Hastaların meraklarını giderecek ve hastanelere yönlendirecek testler ve simüsyonlar gibi interaktif araçlar,
  • Sağlık wikileri,
  • Düzenli video castler

Etiketler , , , , , , , , , , ,

07 Eylül 2010 Çağla Aral tarafından gönderilmiştir

3 Cevap to "Sağlık Sektörü ve Sosyal Medya"

  1. Çok sağolun ya. Gerçekten güzel bir paylaşım olmuş. Yalnız diğer arkadaşlarda bu konuya yorumlarını belirtirlerse daha faydalı olacağını düşünüyorum.

    İyi çalışmalar.

  2. güzel paylaşım

  3. güzel paylaşım

Yorum Gönder